İslam Memiş'ten Şaşırtan Açıklama: Altın ve Ev Alacaklar Dikkat!

İslam Memiş'ten Şaşırtan Açıklama: Altın ve Ev Alacaklar Dikkat!

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın faiz politikaları hakkında yorumda bulunan İslam Memiş, belirsiz dönemlerde merkez bankalarının hareketsiz kalmasının mantıklı bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Küresel piyasalardaki karışıklıkların alınacak kararlar üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Memiş, şöyle konuştu:

"Savaşın etkin olduğu, petrol fiyatlarının yükseliş gösterdiği ve belirsizliklerin arttığı dönemlerde, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları harekete geçmekten ziyade beklemeyi tercih eder. Alınan karar metninde daha şahin bir dilin yer aldığını görmekteyiz. Merkez Bankası burada açık bir şekilde 'Petrol fiyatlarının düştüğü ve savaş ortamı normalleştiğinde ilk fırsatta faiz indirimine gidebilirim' mesajını iletti."


Piyasalardaki ve halk arasındaki faiz indirimine yönelik beklentilere değinen Memiş, Eylül ayının ilk indirim için erken olabileceğine dikkat çekti:

"Uluslararası kuruluşlar Eylül ya da Ekim ayını önerse de, mevcut koşullarda Eylül biraz erken bir zaman dilimi olabilir. Sürecin gelişimi, büyük ölçüde ateşkes ihtimaline ve petrol fiyatlarına bağlı. Kendi görüşüm, faiz indiriminin yılın son çeyreğinde, yani Kasım ya da Aralık ayında gerçekleşme olasılığının yüksek olduğudur. Konut almak ya da kredi kullanmak için faiz oranlarının düşmesini bekleyen vatandaşların yılın son çeyreğine kadar sabretmesi daha mantıklı olacaktır."


AKARYAKITTA "100 LİRA" TEHLİKESİ

Orta Doğu'daki artan gerilimlerin akaryakıt fiyatlarına etkisini ele alan Memiş, Brent petrolün 100 dolar seviyesini aşmasının yeni risklerin kapıda olduğuna dikkat çekti:

"Amerika ile İran arasındaki gerilim, Körfez ülkelerine sıçrama riski barındırıyor. Bu durum, küresel piyasalarda ciddi bir baskı yaratıyor. Brent petrole yönelik kısa vadeli izlememiz gereken aralık 95-101 dolar olacak. Ancak risklerin artması ve 101 dolar seviyesinin üstünde kalınması durumunda, 120 dolar seviyeleri tekrar gündeme gelebilir."

Petrol fiyatlarındaki artışın direkt pompa fiyatlarına yansıdığını aktaran analist, motorin fiyatlarının artış trendiyle ilgili şu uyarıyı yaptı:

"Devlet teşvikleri ve eşel mobil benzeri destek unsurları günün koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak, bölgesel bir savaş tehdidi devam ederse, akaryakıt pompa fiyatlarında 100 lira seviyelerinin oluşma olasılığı mevcuttur."


"TRUMP'IN BEYANLARI PİYASALARI ETKİLİYOR"

Küresel piyasalardaki dalgalanmaların arkasında yatan siyasi söylemleri de değerlendiren İslam Memiş, ABD'nin iç ve dış politikasındaki tutarsızlıkların piyasalarda belirsizlik yarattığını dile getirdi:

"Bu yıl başından itibaren tam anlamıyla bir manipülasyon süreci yaşandığını belirtmeliyim. Trump’ın belirsiz açıklamaları, piyasaları yönlendirmeye devam ediyor.

Bu dönemde, küçük yatırımcıların kazanç sağlayabileceği öngörülebilir bir enstrüman kalmadı. Gün içindeki sert dalgalanmalardan en çok küresel sermaye sahipleri, petrol ve silah sanayii kazançlı çıkıyor.

Benim tahminim, ABD, Rusya ve Çin'in yeni dünya düzenini birlikte inşa ettiğidir ve bu savaş manipülasyonu ortamından en fazla kazancı bu ülkeler sağlayacaktır."


"ALTIN HÂLÂ GÜVENLİ LİMAN"

Merkez Bankası'nın yatırım tercihleri anketindeki değişikliklere de değinen Memiş, altının Türkiye'deki yatırımcılar açısından öncelikli tercih olmaya devam ettiğini ifade etti.

 

Memiş özetle şunları belirtti:

"Toplumumuzun birikim alışkanlıklarında altın her zaman en önde gelir. Darphane verileri ve dünya merkez bankalarının alımları ışığında, son altı aylık süreçte 420 tondan fazla fiziksel altın stoku yapıldığını gözlemliyoruz. Dünya Altın Konseyi'nin anketine katılan büyük bankaların yüzde 80'inden fazlası altın alımlarına devam edeceğini duyurmuş durumda. Yaşanan keskin dalgalanmalar, acemi yatırımcıyı yanıltmamalı. Ekosistem, dijital paralara geçiş sürecinde bir yeniden şekillenme aşamasından geçiyor. Sonuç olarak yüksek enflasyon kaçınılmaz olacaktır ve altın bu noktada güvenilir bir liman olarak kalmaya devam edecektir.


EMLAKTA YENİ DENGELER

Gayrimenkul sektörüne dair değerlendirmelerde bulunan Memiş, Türkiye'deki konut talebinin kültürel ve ekonomik nedenlerden dolayı devam edeceğini öne sürdü.

İnşaat maliyetlerinde ve kira fiyatlarında bir düşüş beklemediğini dile getiren Memiş, "Türk Lirası bazında inşaat maliyetlerinde bir azalma görmüyorum. Fiyatlarda düşüş beklemiyorum. Kira fiyatlarında da herhangi bir düşüş olacağını düşünmüyorum."

Bunun yanı sıra yatırım amaçlı konut alımı ile ilgili farklı bir yaklaşım sergileyen Memiş, "Başımı sokacak bir ev alır mıydım? Evet. Ancak yatırım amaçlı bir ev alır mıydım? Hayır." şeklinde ifadelerde bulundu.


Memiş, özellikle deprem ve imar reformları sayesinde gayrimenkul alanında dengelerin değişebileceğini belirtti ve sözlerine şu şekilde son verdi:

"Yeni sistemde birçok alışkanlığın sarsılacağı bir dönem önümüzde. Özellikle deprem yasası ve yeni imar yasasıyla birlikte, eski alışkanlıkların alt üst olacağı bir döneme gireceğiz.

Bu yeni yasalarla birlikte her şeyin o kadar ani değişeceğini düşünüyorum ki, bugün göz ardı ettiğiniz ilçeler bile yeni ve akıllı şehirler haline gelebilir. Dolayısıyla bu süreci beklemenin faydası olacaktır. Şu anda gayrimenkul piyasalarında hareketlilik stabil görünüyor.

Altın tekrar 7.500 lirayı ya da 8.000 lirayı gördüğünde, yoğun bir talep patlak verebilir. Ancak şu an herkes bekleme aşamasında. Kimseye kararını iptal etmedi; sadece erteledi. Altın fiyatları 7.500-8.000 lira aralığına tekrar düştüğünde, bekunçlu bir talep oluşabileceğini öngörüyorum."